Danıştay’dan Hayvan Hakları Açısından Emsal Nitelikte Karar
- gözde pasin
- 28 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
Danıştay, sahipsiz hayvanlara ilişkin idari uygulamalar bakımından son derece önemli bir karara imza atarak, hayvanların yaşam hakkını ve hukuki güvenliğini zedeleyebilecek idari düzenlemelere sınır çizmiştir.
Danıştay 10. Dairesi tarafından verilen kararla, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın sahipsiz ve “tehlike arz eden” hayvanlara ilişkin olarak yayımladığı genelge hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiştir.
Kararın Hukuki Dayanağı
Danıştay kararında özetle;
• 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ile düzenlenmiş bir alanın, idari bir genelge ile yeniden ve farklı biçimde düzenlenemeyeceği,
• Bakanlığın, kanunda açıkça tanımlanmamış kavramlar ve belirsiz ifadeler üzerinden idarelere yön verme yetkisinin bulunmadığı,
• Genelgenin, idarenin yetki sınırlarını aşarak keyfi uygulamalara zemin hazırladığı
vurgulanmıştır.
Mahkeme, özellikle “tehlike arz eden hayvan” gibi soyut ve muğlak tanımların, uygulamada hayvanların toplanması, yaşam alanlarından koparılması ve dolaylı olarak yaşam haklarının ihlal edilmesi sonucunu doğurabileceğine dikkat çekmiştir.
Yaşam Hakkı ve Hukuki Güvenlik Vurgusu
Kararda, hayvanların yalnızca bir “idari sorun” olarak değil, yaşam hakkına sahip canlılar olarak değerlendirilmesi gerektiği açıkça ortaya konulmuştur. Danıştay, idarenin hayvanlara yönelik müdahalelerinin;
• Kanuni dayanağa,
• Ölçülülük ilkesine,
• Hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik kriterlerine
uygun olması gerektiğini bir kez daha hatırlatmıştır.
Kararın Önemi
Bu karar ile birlikte;
• Genelgeler yoluyla kanunun dolanmasının önüne geçilmiş,
• Belediyelerin ve idarenin hayvanlara yönelik uygulamalarında keyfiliğe karşı yargısal denetim güçlendirilmiş,
• Hayvan hakları açısından emsal niteliğinde bir yargı içtihadı oluşturulmuştur.
Danıştay’ın bu kararı, hayvanların yaşam hakkını merkeze alan bir hukuk anlayışının güçlenmesi açısından son derece önemlidir ve idareye açık bir mesaj vermektedir:
Hayvanlara ilişkin kamu politikaları, hukukun üstünlüğü ve yaşam hakkı ilkesi gözetilmeden belirlenemez.
Hukuki Değerlendirme
Danıştay 10. Dairesi’nin verdiği iptal kararı, idarenin hayvanlara ilişkin düzenleme ve uygulamalarında kanunilik ilkesinin mutlaklığını bir kez daha ortaya koymaktadır.
İdari işlemlerin, Anayasa’nın 2. maddesinde güvence altına alınan hukuk devleti ilkesi gereği, açık bir kanuni dayanağa dayanması zorunludur. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ile ayrıntılı biçimde düzenlenmiş bir alanda, bakanlık genelgesi gibi ikincil nitelikte bir idari düzenleme ile yeni yükümlülükler ve müdahale alanları yaratılması, yetki devri niteliği taşımamakta; aksine yetki gaspı oluşturmaktadır.
Danıştay kararında özellikle;
• Belirlilik ve öngörülebilirlik ilkesine aykırılık,
• Kanunda tanımı bulunmayan “tehlike arz eden hayvan” gibi kavramlarla idari takdirin sınırsız hale getirilmesi,
• Genelgenin fiilen hayvanların toplanması ve yaşam alanlarından koparılması sonucunu doğurabilecek nitelikte olması
hususlarının altı çizilmiştir.
Bu yönüyle karar, yalnızca hayvan hakları açısından değil; idarenin düzenleme yetkisinin sınırları, genelgelerin hukuki niteliği ve temel haklara dolaylı müdahale bakımından da emsal teşkil etmektedir. İdarenin, yaşam hakkına temas eden alanlarda keyfi ve muğlak düzenlemeler yapamayacağı açıkça ortaya konulmuştur.
Bu Karar Ne Anlama Geliyor?
Danıştay’ın verdiği bu karar şunu söylüyor:
• Sokak hayvanlarıyla ilgili uygulamalar kanuna dayanmak zorunda.
• Bakanlıklar, bir genelge çıkararak hayvanların toplanmasına, yerlerinden edilmesine ya da “tehlikeli” ilan edilmesine yol açamaz.
• “Tehlike arz ediyor” gibi belirsiz gerekçeler, hayvanların yaşam hakkını ortadan kaldırmanın bahanesi olamaz.
Bu karar sayesinde:
✔ Belediyeler, hayvanları keyfi biçimde toplayamaz.
✔ İdare, kanunun çizdiği sınırların dışına çıkamaz.
✔ Hayvanlar, hukuken korunması gereken canlılar olarak kabul edilir.
Kısacası Danıştay, hayvanların yaşam hakkının idari kolaylık uğruna feda edilemeyeceğini açıkça ortaya koymuştur. Bu karar, sokakta yaşayan hayvanlar için olduğu kadar, hukukun üstünlüğü açısından da önemli bir kazanımdır.





Yorumlar