İBAN KULLANDIRMA/ BANKA HESABI KİRALAMA- KULLANDIRMA SUÇUNDA YENİ YARGI PAKETİ DÜZENLEMESİ VE CEZASI 2026
- gözde pasin
- 6 gün önce
- 8 dakikada okunur
A. YARGI PAKETİ ÖNCESİ DURUM
Son yıllarda haberlerde sık sık “Arkadaşıma, sevgilime, akrabama banka hesap ibanımı verdim, dolandırıldım. Benim adıma para transferi, işlem yapılmış.” şeklinde serzenişler duyuyoruz. Hâlbuki aslında birine iban vermek, her ne kadar tavsiye edilmese de tek başına dolandırıcılığa sebebiyet vermez. Bu durumdan mağdur olduğunu iddia edenlerin iban verme ifadesinden anlaşılması gereken direkt olarak mobil bankacılık şifresini, banka veya kredi kartlarını, bu kartların şifresini vermektir. Bu durumda siz her ne kadar masum olduğunuzu iddia etseniz de bu; çoğu zaman masumane bir işlemden çok dolandırıcılık, yasa dışı bahis, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (kara para aklama) gibi paranın suça konu olduğu suçları işlemeyi ve bu yüzden paranın gerçek kaynağını gizlemeyi, parayı çok sık ve hızlı transfer ederek olası bir soruşturmayı zorlaştırmayı amaçlar. Tabii bu durumlarda banka hesap bilgilerini başka kişilerle paylaşanlar, bu bilgileri kötü niyetle vermediklerini, yapılan işlemlerden haberi olmadıklarını iddia etseler de açılan davalarda görüldüğü üzere bunu belli bir komisyon karşılığı yaptıkları yani bundan menfaat elde ettikleri görülmektedir. Bu da bu kişilerin cezalandırılmaları sonucunu doğurur.
Dolandırıcılar; çoğunlukla “kolay kazanç”, “ek gelir” bahanesiyle kişilerden banka, elektronik ödeme kuruluşlarındaki elektronik ödeme hesabı, dijital cüzdan, kart veya kart şifresi bilgilerini isteyip suç konusu yasa dışı parayı bu kişinin hesabına transfer eder ve bu kişinin hesabı üzerinden parayı çekerler. Karşılığında bu bilgileri paylaşan kişiye belirli bir ücret öderler. Bunun sonucunda da işlem bu kişinin hesabı üzerinden gerçekleştirildiğinden şikâyet sonucu ya da re’sen, Savcılık veya MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu) bu şüpheli işlem trafiğini fark eder ve adli süreç başlatarak hesabını kullandırtan kişi hakkında soruşturma başlatılır. Yargı paketi öncesinde Türk Ceza Kanunu’nda bu fiil için açık bir suç tipi bulunmuyordu ve kişi, iştirak ettiği fiilin niteliğine göre dolandırıcılık, yasa dışı bahis, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, suç örgütüne yardım etme veya üyelik suçlarından ya da bu suçlara yardım etmekten cezalandırılıyordu. Örneğin dolandırıcılık suçu, TCK md.157’de düzenlenmiştir. Buna göre “Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve adli para cezası verilir.” TCK md.158’de ise dolandırıcılık suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerine yer verilmiştir. Buna göre dolandırıcılık suçunun “bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması” suretiyle işlenmesi hâlinde 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5000 güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak diğer fıkrada bu nitelikli hâle özgü olarak, dolandırıcılığın bilişim sisteminin veya banka kurumlarının araç olarak kullanılmasıyla işlenmesi durumunda hapis cezasının 4 yıldan, adli para cezasının miktarının da suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı ifade edilmiştir. Banka hesabını başkasına kullandırma durumunda, banka hesabının suçta kullanılması söz konusu nitelikli hâle girdiğinden kişi, 4 yıldan 10 yıla kadar hapis ve en az suç gelirinin iki katı kadar adli para cezasına çarptırılmaktaydı. Çünkü kişi, hesabını başkasına kullandırtıp bu hesabın araç olarak kullanılması vasıtasıyla işlenen suçların karşılığında ücret veya sair menfaat elde eder ve bu da dolandırıcılık suçuna fail olarak iştirak etmesi anlamına gelir. Aynı şekilde somut olayın durumuna göre dolandırıcılık suçuna, şerik sıfatıyla yardım eden olarak da cezalandırma söz konusu olabilir. Bu durumda ceza indirilir.
Aynı şekilde kişi, TCK md.282’de düzenlenen suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ya da kamuoyundaki adıyla kara para aklama suçundan da cezalandırılmaktadır. Buna göre “Alt sınırı 6 ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Birinci fıkradaki suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, bu suçun konusunu oluşturan malvarlığı değerini, bu özelliğini bilerek satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişi 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır...Bu suçun, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.” hükmü bulunmaktadır. Görüldüğü üzere suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunun oluşabilmesi için öncelikle öncül suç ve bu suç sonucunda elde edilmiş suç gelirinin mevcut olması gerekir. Yani aslında bu suç tipinde, alt sınırı 6 ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suç sonucu elde edilen suç gelirini, yasa dışı kaynağını gizlemek ve meşru bir yolla elde edilmiş gibi hesaptan hesaba transfer ederek bu geliri aklamaya çalışan kişi, bu suçtan dolayı cezalandırılır. Örneğin bazı suçlular, görünür olmamak için başka kişilerin banka hesap bilgilerini isteyerek uyuşturucu ticareti ya da yasa dışı bahis suçlarından elde edilen gelirleri, bu kişilerin hesapları üzerinden başka hesaplara transfer ederler ya da direkt bu kişiden parayı nakit olarak çekmesini isterler. Bu işlemlerin karşılığı olarak hesabını kullandırtan kişiye belli bir meblağ ödenir. Bu suçta, banka hesabını başkasına kullandırtarak suç gelirini aklamaya çalışan kişi de fail olarak 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Veyahut 282’nci maddenin 2.fıkrasında belirtildiği gibi, bu fiillere iştirak etmemiş ancak bu gelirin bir suç sonucu elde edildiğini bilmesine rağmen bu parayı kabul eden, satın alan, bulunduran veya kullanan kişi de 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Ayrıca kişi, yasa dışı bahis suçunun düzenlendiği 7258 sayılı kanunun 5.maddesinde düzenlendiği üzere “ bahis ya da şans oyunlarıyla bağlantılı olarak para nakline aracılık eden kişiler 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır” hükmüne göre ceza alır. Yani yasa dışı bahisten sağlanan gelirleri hesaptan hesaba nakleden kişiler de bu hükümden cezalandırılacaktır.
Bu eylemlerin suç işlemek için kurulan örgüt üyeleri tarafından gerçekleştirilmesi durumunda, bahse konu suçlara ek olarak kişi, TCK md.220 uyarınca örgüte üye olmaktan da cezalandırılacaktır.
Yargıtay, bu suçlar dolayısıyla önüne gelen dosyalarda, hesabını başkasına kullandırtan, parayı çeken ya da transfer işleminde bulunan kişinin somut fiilde suç kastının olup olmadığı hususunu öncelikli olarak inceler. Bilindiği üzere ceza hukukunda kasten işlenebilecek suç tiplerinde kişinin bu fiili için doğrudan ya da olası kastı olup olmadığı araştırılır. Kast, fiilin kanuni tanımındaki unsurlarını bilerek ve isteyerek hareket etmektir. Yani kişi, gerçekleştirdiği eylemi istemekte ve tüm oluş ve neticelerini bilmektedir. Eğer kişinin suç işlemeye yönelik kastı yoksa suçun tipikliği gerçekleşmediğinden kişi cezalandırılamaz. Kişi hakkında beraat kararı verilmesi gerekir.
İLGİLİ YARGITAY KARARLARI:
YARGITAY 8.CD, 2024/24160 E. 2025/3482 K. sayılı kararından: “Rusya devletinde bulunan kişilerin, bilgisayar yazılımı yaparak Türkiye'de bulunan firmalara sattıklarını ancak ücretlerin ödenmesinde problem yaşadıklarını, iyi derecede İngilizce bilen bir eleman aradıklarını söyleyerek iş teklifinde bulundukları hükümlünün, öğrenci olması nedeniyle harçlığını çıkarmak için bu teklifi kabul ettiği ve 08.09.2005 tarihinde Rusya devletinde bulunan bu kişilerin hükümlünün hesabına katılanın hesabından para havale ettikleri ve bu parayı... aracılığıyla göndermesini istedikleri, hükümlünün de hesabına gönderilen parayı belli bir komisyon karşılığında bu şahıslara havale ettiğinin anlaşılması karşısında, hükümlü hakkında, savunmasının aksine suç kastı ile hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığından atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.”
YARGITAY 11.CD, 2021/16966 E. 2024/7470 K. sayılı kararından: sanıklar ... ve ...’in, sanık ...’ın isteği üzerine üçüncü kişilere ait hesap bilgileri ile banka kartlarını temin ettikleri, sanık ...’in de kendi hesap ve banka kartlarını kullandığı, hesaplara yatan paraların bizzat sanıklar tarafından çekilerek belli bir pay karşılığında sanık ...’a verildiği, sanıkların suçun icrasında üstlendikleri rol ve katkılarının sanık ...’ın fiillerini tamamladığı, böylece sanıkların fiiller üzerinde ortak hakimiyet kurdukları anlaşılmakla, sanıkların müşterek fail olarak cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden, eylemlerinin yardım etme niteliğinde olduğundan bahisle 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
2. Sanık ...’in, sanık ...’i komşusu olduğu ve aynı iş yerinde çalıştıkları için tanıdığını, kendisine para geleceğini ancak kartının iptal olduğunu söyleyince güvendiği için hesap numarasını verdiğini ve hesabına gelen paradan pay almadığını savunması; sanık ...’in sanık ... dışında tanıdığı kişilerden de benzer bahanelerle hesap ve kart bilgilerini aldığının ve bu kişiler gibi sanık ...’in de ...’le tanışıklığından dolayı duydukları güvenle hesap ve kart bilgilerini paylaştığının anlaşılması karşısında, sanığın diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine dair cezalandırılmasına yeterli kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi bozma nedenidir.
Tüm bunların yanında MASAK, şüpheli işlem trafiğini fark ettiği anda ilgili Cumhuriyet Savcılığına bildirimde bulunur ve Savcılık kararıyla şüphelinin tüm banka hesaplarına soruşturma ve kovuşturma süreci boyunca bloke konabilir. Ayrıca kişi, alacağı ceza sebebiyle geri kalan hayatında kredi kuruluşlarından kredi alma, bankaların avantajlarından yararlanma gibi birçok finansal işlemden mahrum kalabilir. MASAK da kişinin hesaplarını ve malvarlığını incelemeye alır. Bankalar, tahmin edileceği üzere hesabın sahibi olarak sistemde kim görünüyorsa o kişiyi muhatap alır ve yapılan işlemlerden o kişi mesul tutulur. Dolayısıyla birine banka hesap bilgilerini vermek ya da bu bilgileri isteyen kişilerin dediklerini yapmak, nereden geldiği belli olmayan parayı transfer etmek ya da başka şekilde işleme tabi tutmak, görüldüğü üzere çok ciddi sonuçlara yol açabilmektedir.
B. 12.YARGI PAKETİ DÜZENLEMESİ VE CEZASI
Kamuoyunda 12.Yargı Paketi olarak bilinen “Yargının Etkin ve Verimli İşlenmesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7589 Sayılı Kanun” 31.07.2026 tarihinde Resmî Gazete’de yürürlüğe girerek yasalaştı. Kanunla, yazımıza da konu olan ve son zamanlarda kamuoyunda tartışmaların odağında olan “iban kullandırma” mevzusu için de Türk Ceza Kanunu’nda düzenleme yapıldı. Çünkü ceza mevzuatımızda asıl olarak bu eyleme ilişkin herhangi bir suç tipi öngörülmemekte, faillerin çoğu yukarıda detaylıca ele alınan nitelikli dolandırıcılık ( md.158/1-f), yasa dışı bahis ( 7258, md.5), suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (md.282) gibi suçlardan ceza almaktaydı.
12.Yargı Paketi’nde yapılan düzenlemeyle Türk Ceza Kanunu’nun “nitelikli dolandırıcılık” suçunu düzenleyen 158.maddesine eklenen fıkrayla ayrı bir düzenleme yapılmış ve bu eylemlere ilişkin kamuoyunun beklentisi karşılanmıştır. Yasalaşan yeni fıkraya göre:
26/09/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“ (4) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Fıkraya göre, TCK’nin 157. ve 158.maddesindeki dolandırıcılık suçuna iştirak eden kişinin eylemi yalnızca banka hesabı, kredi kartı ya da kripto varlık hesabına erişim bilgisi vermekle sınırlıysa ceza yarı oranında indirilecek. Örneğin nitelikli dolandırıcılık hâllerinden dolandırıcılığın “bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması” suretiyle işlenmesi durumunda kişi, bu suça sadece banka hesabını başkasına vermek şeklinde iştirak etmişse ve 6 yıl ceza almışsa eklenen yeni fıkra uyarınca cezası yarıya düşürülerek 3 yıl olacaktır.
Ayrıca paketin Geçici 1.maddesinde de söz konusu hükme ilişkin zaman bakımından uygulanma fıkrası eklenmiştir. Bilindiği üzere 12.Yargı Paketi 31.07.2026 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla yürürlüğe girmiştir. 12.Yargı Paketi’nde paketin geçici 1.maddesinde yer alan fıkra uyarınca: 12.Yargı Paketi yürürlüğe girmeden önce hakkında TCK’nin 157 veya 158.maddeleri uyarınca hüküm verilmiş olup da dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan ( istinaf, temyiz) sanıklar içerisinden işlediği suçun fiili 158.maddeye yeni eklenen 4.fıkranın kapsamına giren sanıkların, BAM ceza dairelerinde bulunan dosyaları hakkında bozma kararı verilecek ve dosya ilk derece mahkemelerine gönderilecek. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilecek.
Aynı şekilde 12.Yargı Paketi yürürlüğe girmeden önce hakkında TCK’nin 157 veya 158.maddeleri uyarınca hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olan ve haklarında TCK’nin 168.maddesindeki etkin pişmanlık hükmü uygulanmamış hükümlülerden, 158.maddeye yeni eklenen 4.fıkranın uygulanacağı hükümlüler, mağdurun uğradığı zararı mahkemece yapılacak ihtardan itibaren 6 ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi hâlinde, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilecektir. Bu 6 aylık süre içerisinde mağdurun zararı giderilinceye kadar, hükümlü hakkında infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez. Bu hüküm, yargı paketinin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hüküm verilmiş olup da kanun yoluna başvurulmaması sebebiyle paketin yürürlüğe girmesinden sonra kesinleşen hükümler bakımından da uygulanacaktır.
12.Yargı Paketi yürürlüğe girmeden önce işlenen ve TCK’de md.158’e yeni eklenen fıkranın kapsamına giren fiillerde, sanık kovuşturma aşamasındayken yeni kanun yürürlüğe girmişse sanığın lehine olan yeni hüküm uygulanacaktır.
Tüm bunlar ışığında bir kez daha yinelemek gerekir ki sizden “evde iş vaadi, kolay kazanç, ek gelir, öğrenci harçlığı, sadece aracılık” gibi çeşitli vaatlerle banka hesap ve kart bilgilerinizi, bunların şifrelerini, herhangi bir şekilde erişimini isteyen ya da hesabınıza nereden geldiği belli olmayan parayı transfer etmenizi, nakit olarak çekmenizi isteyen ve bunun karşılığında size komisyon ücreti vereceğini beyan eden kişilere asla bu bilgileri vermemeniz ve istedikleri hiçbir şeyi yapmamanız büyük bir önem arz etmektedir. Sizden bu işlemleri yapmanızı isteyen veya yaptıran kişiler hakkında en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına giderek suç duyurusunda bulunmanız ve ilgili banka veya kurumlarla iletişime geçmeniz gerekmektedir.
İREM DİNCER




Yorumlar