İLAMLI İCRANIN DURDURULMASI (TEHİRİ İCRA) NEDİR? NASIL YAPILIR?
- gözde pasin
- 9 saat önce
- 3 dakikada okunur
İcra takibi, alacaklının borçludan borcunu tahsil edememesi durumunda, devlet eliyle borcunu tahsil etmesine yarayan hukuki yoldur. İcra takibi ilamlı ve ilamsız olmak üzere iki türlü yapılabilir. İlam, bir davanın mahkemece nasıl bir hükme bağlandığını bildiren resmî vesikadır. Davanın taraflarından her birine bu karar örneği verilir. Dolayısıyla ilamlı icra takibi için, alacaklının mahkeme kararına, para borcu kabulünü gösterir noter senedine veya İcra İflas Kanunu’nun 38.maddesinde belirtildiği üzere ilam mahiyetini haiz bir belgeye sahip olması gerekir. İlamsız icra takibi ise herhangi bir mahkeme kararı veya ilam olmadan, sadece para veya teminat borçlarının ifası için icra dairesine başvuru yoluyla gerçekleşir. İlamlı icraya konu borç, para veya teminat dışında taşınır ve taşınmazlara ilişkin tahliye, teslim gibi borçlar da olabilir. İcra takibi talebi için sonrasında alacaklı, elindeki ilamla istediği yerdeki icra dairesine başvuruda bulunup icra takibi talebinde bulunmalıdır. Zamanaşımına tabi alacaklarda ilamlı icra takibi, ilamın verildiği günden itibaren 10 yıl içinde yapılmalıdır. Taşınmazlar üzerindeki ayni haklara, kişinin kişilik haklarına yönelik veya bunların dışındaki bazı ilamlar zamanaşımına tabi olmadığından ilamı icraya koymak için kesin süre yoktur ancak bunlara yönelik icra takibi için mahkeme kararının kesinleşmesi gerekir. Para borçlarında ise karar kesinleşmeden icra takibi başlatılabilir. Alacaklı icra takibi talebinde bulunduktan sonra icra müdürlüğü, borçluya tebliğ edilmek üzere icra emri düzenler. İcra emrinde borçluya, faizli alacak miktarı ve diğer giderler yazılı olacak şekilde takibe konu ilamın gereğini ifa etmesi için tebliğ tarihinden itibaren 7 gün olmak üzere süre verilir ve bu süre içerisinde borcunu ifa etmezse ve istinaf veya temyiz yoluyla icranın geri bırakılmasına dair karar getirmezse mal beyanı ihtarı, mal beyanında bulunmazsa tazyik hapsi ihtarı, mal beyanında bulunmaz veya hakikate muhalif beyanda bulunursa hapis cezası alacağı bildirilir. Borçlu, kendisine tebliğ edilen icra emrine ancak sınırlı hâllerde ve icra mahkemesinde itiraz edebilir. Bu itiraz, borcun esasına ilişkin olmayıp yalnızca ilamın ve icra emrinin usule uygun olup olmadığına yönelik itirazdır. Çünkü alacaklı, borcun dayanağıyla ilgili resmî bir evraka sahiptir ve talebi zaten haklı bulunmuştur. Sadece bu talebin yerine getiriliş şekliyle ilgili usuli hatalar olabilir. Örneğin zamanaşımının sona erdiği itirazı.
Kesinleşmeden icraya konabilecek mahkeme kararlarında borçlu, karara karşı istinaf veya temyiz kanun yoluna başvursa bile ilamlı icra takibi işler ve bu da borçlu için sıkıntı teşkil eder. Bu durumda, borçlu hakkında kesinleşmemiş mahkeme kararına dayanarak icra takibinin başlatılmasının ve olası bir haksız icranın durdurulması için belirli şartlarda ilamlı icranın geri bırakılması, durdurulması veya diğer adıyla tehir-i icra müessesesi gündeme gelir. Tehir-i icrada icra takibi, geçici olarak durur. Tehir-i icra, mahkeme kararına karşı borçlunun istinaf veya temyiz yoluna başvurduğu durumlarda söz konusu olabilir. İİK md 36’da da “İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.” Görüldüğü üzere, tehir-i icra sadece kesinleşmeden icraya konabilecek (örneğin para borçları) ve aleyhine istinaf veya temyiz yoluna başvurulmuş kararlar için alınabilir ve tehir-i icra kararı alabilmek için icra mahkemesine belirli bir teminat yatırmak zorunludur.
Tehir-i icra süreci şu şekilde işler: İcra emri kendisine tebliğ edilen borçlu, karar aleyhine istinaf veya temyiz yoluna başvurduğuna dair kararı veren mahkemeden derkenar (üst mahkemeye başvurulduğuna dair belge) alır. Borçlu, sonrasında borcun güncel kapak hesabına (asıl alacak miktarı, faizi, harç ve sair masraflar) dosya borcunun 3 ay sonrasına göre faiz eklenerek belirlenen teminatın miktarının belirlenmesini, derkenar belgesini de sunarak ilgili icra müdürlüğünden talep eder. İcra müdürlüğü teminat tutarını hesaplar. Borçlu, tutarı nakit olarak yatıracaksa ilgili icra dairesinin resmî banka hesabına, kesin ve süresiz banka teminat mektubu yoluyla yatıracaksa mektubu fiziken icra dairesine teslim eder. Teminat, ilgili icra dairesi tarafından takdir edilmek üzere icra mahkemesine gönderilir. Bu belgeler icra dairesine sunulduktan sonra borçlu, icra dairesinden mehil vesikası verilmesini talep eder. Mehil vesikası, borçlu tarafından derkenar ve teminatın sunulmasından sonra ilamlı icra takibinin durdurulması için icra müdürlüğünce verilen resmî belgedir. Bu belgeyle, icra takibi geçici olarak durur ve borçluya takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden tehir-i icra kararı alması için en çok 3 aylık bir süre tanınır. Bu 3 aylık süre içerisinde mahkemeden tehir-i icra kararı alınamazsa ek 1 aylık süre daha tanınır ve yine karar alınamazsa ya da talep reddedilirse icra takibi kaldığı yerden devam eder.
Tehir-i icra kararı verilirse icra işlemleri geçici olarak durur ve üst mahkemeden gelecek kesin karar beklenir. Bu süreçte, yeni bir haciz işlemi yapılamaz ve herhangi bir takip işlemi söz konusu olamaz. Üst mahkeme, kararı borçlu lehine bozarsa icra takibi kaldırılır ve kişiye yatırmış olduğu teminat iade edilir. Üst mahkeme yerel mahkemenin kararını onarsa alacaklı icra dairesine başvurarak borçlunun yatırdığı teminattan borcunu tahsil eder. Teminat, alacağı karşılamaya yetmezse icra takibi devam eder.
İREM DİNCER




Yorumlar