KARGONUN KAYBOLMASI SEBEBİ İLE KARGO ŞİRKETİNE AÇILACAK MANEVİ TAZMİNAT DAVASI YARGITAY KARARI
- gözde pasin
- 20 Şub
- 3 dakikada okunur
Günümüzde pek çok alışverişte mal, hizmet, evrak ulaştırmada kargo şirketleri kullanılmaktadır. Tüm taşımacılıklarda manevi zarar oluştuğundan bahsedemeyiz ancak bazı hallerde kargo şirketlerinin manevi tazminat ödemesi mümkündür. Aşağıda ayrıntılarıyla açıklanmış olan Yargıtay Kararı kargo şirketinin manevi zararı gidermesi yönünde emsal teşkil etmektedir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ
11. Hukuk Dairesi
2020/8331 E. ,
2022/4631 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Tüketici Mahkemesi verilen 04.04.2019 tarih ve 2017/1078 E- 2019/219 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 01.10.2020 tarih ve 2019/1976 E- 2020/715 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, müvekkilinin 2014 yılında ÖSYM tarafından yapılan KPSS - Ortaöğretim/Önlisans sınavına girdiğini, ÖSYM tarafından 17/10/2014 tarihinde açıklanan sınav sonuçlarına göre 90,69430 puan alarak 1.677,846 aday arasından 1647. olduğunu, Anadolu Üniversitesi bünyesinde çalışmak üzere sözleşmeli personel alımı için kadro açıldığını, davacı söz konusu kadroya alınmak amacıyla gerekli olan tüm evraklarını, 26/08/2015 tarihinde Anadolu Üniversitesi'ne teslim edilmek üzere 24/08/2015 tarihinde davalı şirket Aras Kargo'nun ... şubesine teslim ettiğini, başvuru süresinin son gününün 26/08/2015 olduğunu, davalı şirketin teslim süresinin 48 saat olduğu konusunda garanti verdiğini, ancak davalı kargo şirketi davacının başvuru evraklarını başvuru süresi geçtikten 1 gün sonra yani 27/08/2015 tarihinde Anadolu Üniversitesi'ne ulaştırdığını, kargo şirketinin evrakları vaktinde yetkili birime ulaştıramaması sebebiyle davacının kadroya başvurusunu yapamadığını, bu nedenle derin üzüntü, elem ve keder nedeniyle maddi-manevi zararının hasıl olduğunu ileri sürerek, davacının açılan sözleşmeli personel alımı kadrosuna başvurduğunda ve ileride kadro açıldığında kadrolu devlet memuru olarak elde edebileceği maddi imkanların tespit edilerek 50.000,00 TL manevi zararı ile bilirkişiler eliyle tespit edilip hesaplanacak miktara göre daha sonra arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi zararının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bu davaya bakmaya genel yetkili mahkemelerin yetkili olduğunu 4077 sayılı Yasa anlamında tarif edilen alıcı-satıcı taraf ilişkisinin bulunmadığını, davacı tarafından kargonun gönderilmesi için şubeye teslimi esnasında taşıma faturasında ve kargo sevk irsaliyesinde taşınan eşyanın ne olduğu ve değeri hususunda herhangi bir beyanda bulunmadığını, davacının taşınan eşyanın önemini ve değerini belirtmesi halinde davalıdan gerekli dikkat ve özeni göstermesinin beklenebileceğini, hatta söz konusu eşyayı sigortalatarak prim ödemesi gerektiğini, kıymetli bir evrakın normal bir kargo gibi gönderilmesinin de davacının ağır kusuru olduğunu gösterdiğini, kıymetli evrakın olduğunun anlaşılması halinde kargonun bunu kabul etmeyeceğini, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yapılan taşıma sözleşmesi gereğince davalı şirketin eşyayı teslim aldığı tarih olan 24/08/2015 ile alıcıya teslim tarihi olan 27/08/2015 arasında geçen 3 günlük sürenin standart gönderilere göre gecikmeksizin taşımanın yapıldığını gösterdiği, taşıma sürecinde gecikme olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; eşyanın teslimindeki gecikmeden ötürü sorumluluğun kapsamı bakımından taraflar arasında yazılı bir sözleşme hükmü bulunmadığı, ancak davalının belirlenen güzergahta taşıma işini 48 saat içinde gerkçekleştireceğini internet sitesinde ilan ettiği, taşımanın gerçekleştirildiği Adana-Eskişehir güzergahı arası 653.3 km olup, taşıma işleminin yaklaşık olarak 8-10 saat süreceği, bu durumda davalı taşıyıcı tarafından taşıma için öngörülen makul sürenin aşıldığı ve eşyanın geç teslimi sözkonusu olduğundan maddi tazminatın tespiti gerektiği, taşıyıcının sorumluluğunda TTK 882. maddesinin 3.fıkrası uyarınca taşıma ücretinin üç katı tutar ile sınırlı olduğu, ayrıca davacının gönderisinin belirlenen günde taşınmaması nedeniyle davacının atanamamasından ötürü üzülmüş olmasının TMK'nın 24. ve TBK’nın 58. maddeleri anlamında kişilik haklarının ihlaline neden olacağının kabulü gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, dava dilekçesinde faiz talep edilmediğinden 38,22 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ve fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlkDerece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 510,71 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 08/06/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.


Yorumlar