top of page
Sphere on Spiral Stairs

TİCARİ İŞLETMENİN DEVRİ NASIL YAPILIR? NELERİ KAPSAR?

Ticari işletmeler ülke ekonomisinin yapı taşlarından olup hukuki olarak da kuruluşları, devirleri, rehinleri, kapatılışları kanun koyucu tarafından detaylı olarak ele alınmıştır. Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir. Şu an için Cumhurbaşkanı tarafından buna yönelik bir düzenleme yapıldığından Bakanlar Kurulunun 2007/12362 sayılı kararı uygulanmaktadır. Dolayısıyla esnaf işletmesi, işletme olmasına rağmen ticari işletme değildir. Ticari işletmelere örnek olarak, market ve süpermarketler, oteller ve konaklama tesisleri, kuaförler ve güzellik salonları, fabrikalar, inşaat firmaları ve mağaza ve perakende satış mağazaları verilebilir. Ticari işletmeler hem Borçlar Kanunu’nda hem Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir. Ticari işletmenin devri, Borçlar Kanunu’nda bir ticaret şirketinin başka bir şirketin sadece işletmesini devralması olarak düzenlenmiştir. Ticaret Kanunu’nda düzenlenen ticari işletmenin devrinde ise şirketlere ait işletmelerin devrinin yanı sıra her iki şirketin ortaklarının da tek bir ortaklık çatısı altında toplanması söz konusudur. Bu yazıda ise Ticaret Kanunu’nda düzenlenen ticari işletme devri ele alınacaktır.

A.   DEVİR KOŞULLARI

Öncelikli olarak ticari işletmenin devrinin yasaklanmamış olması gerekir. Devir işletmenin yalnızca aktiflerini kapsamaz, işletme tüm aktif ve pasifleriyle devrolunmalıdır. Sadece aktiflerin devrini öngören bir sözleşme kesin hükümsüzdür. Ticaret Kanunu md.11/f.3’e göre bir ticari işletmenin kendisini meydana getiren münferit malvarlığı unsurları için öngörülen borçlanma ve tasarruf işlemlerinin yapılmasına gerek kalmadan, yazılı bir sözleşme ile bütün halinde devri mümkündür. Yazılı şekil burada geçerlilik şartıdır. Yazılı sözleşme, ticaret siciline tescil olunur ve devir tescille hüküm kazanır. Devir; ticari işletmenin tüm taşınır ve taşınmazlarını, duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret ünvanı ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen malvarlığı unsurlarını kapsar. Devrin hukuken geçerli olması için devir bildiriminin Rekabet Kuruluna bildirilerek Kuruldan izin almak lazımdır.

B.    DEVRİN SONUÇLARI

 Ticari işletmesini kaybeden kişi, tacir sıfatını kaybeder. Ayrıca işletmeye sürekli surette tahsis olunan tüm unsurlar devralana geçer. Ancak taraflar, devir sözleşmesine hüküm koymak suretiyle, bazı unsurları devrin kapsamı dışında tutabilirler. Örneğin, konusu gazete yayımlamak olan bir işletmede, özel hat ve telefon, işletmeye devamlı surette tahsis edilmiş unsurlardandır. Dolayısıyla devir sözleşmesinde özel hat ve telefondan söz edilmemiş olsa bile, ticari işletmenin devri bu unsurları da kapsar. Devrolunan işletmedeki bazı unsurlar (örneğin makineler) üçüncü bir kişiye ait ise iyiniyetli devralan, TMK md.988’e göre bunlar üzerinde de mülkiyet hakkını kazanır. Devreden, devrettiği işletme ile rekabet etmeme borcu altındadır. Devrolunan işletmeye ait borçlar, devrin alacaklılara bildirilmesinden veya Ticaret Sicili Gazetesi’yle ilanından itibaren devralana geçer. Devrin alacaklılara bildirimi, devralan tarafından herhangi bir resmî şekle bağlı kalmaksızın yapılır. Telefon, mektup veya sirküler vasıtasıyla bildirilebilir. Devralanının bu borçlardan sorumluluğu, her bir borç için öngörülen zamanaşımı süresi dolana kadar devam eder. Ancak burada önemli bir noktayı atlamamak gerekir. İşletmenin devriyle devralan, işletmenin tüm borçlarından sorumlu olacaksa da aynı şekilde devreden de 2 yıl boyunca devralanla birlikte müteselsil sorumlu olmaya devam edecektir. Devredenin sorumlu olduğu borçlar, devrin ilanı veya bildiriminden önce doğmuş bulunan borçlardır. Yani devirden sonra doğan borçlarla ilgili herhangi bir sorumluluğu olamaz. Bu 2 yıllık sürenin başlangıcı ise, muaccel borçlar (vadesi gelmiş) için bildirim veya ilan tarihi, müeccel borçlar (vadesi henüz gelmemiş) için ise borcun muaccel olduğu tarihtir.

Ticari işletmesini devreden kişi, ticareti terk ettiğini İİK md.44’e göre ilan ettiği tarihten itibaren 1 yıl daha iflas yoluyla takip olunabilir. 2 yıllık sürenin geriye kalan kısmında ise sadece haciz yoluyla takip yapılır.

 

                                                                                                                     İREM DİNCER

 

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page