ANONİM ŞİRKETLERDE NAMA YAZILI HİSSE SENETLERİNİN DEVRİ
Anonim şirketlerde pay sahipleri, payları üzerindeki hukuki işlemleri gerçekleştirebilmek için paylarını temsilen hisse senetleri çıkartır. Böylelikle pay sahibi, şirkete paydaş olmasından kaynaklanan haklarını ancak senetle beraber ileri sürebilir. Yani senet, paydaşın pay sahipliğini ispatlayan bir belgedir. Bu hisse senetleri kıymetli evrak olup anonim şirketlerde hisse senetleri nama veya hamiline yazılı olarak düzenlenebilir.
Hisse senetleri, şirketin veya sermaye artırımı kararının tescilinden sonra çıkartılabilir. Şirketin ve sermaye artırımı kararının tescilinden önce çıkartılan hisse senetleri geçersizdir. Bunlardan önce pay senedi çıkaran paydaş, doğan zararlardan kendisi sorumlu olacaktır. Ancak ortaklık taahhüdünden kaynaklanan yükümlülükleri geçerliliğini korur. Hamiline yazılı pay senetleri, tedavül amaçlı pay senetleri olduğundan yönetim kurulu, ortakların olası devir güçlüğü yaşamasının önüne geçmek için pay bedellerinin tamamı ödendikten sonra 3 ay içerisinde pay senetlerini basar ve pay sahiplerine dağıtır. Nama yazılı senetlerde ise hamiline yazılı senetlerde olduğu gibi bir senet basma zorunluluğu yoktur. Nama yazılı pay senetlerinde, şirket azınlığının istemi hâlinde yönetim kurulu, nama yazılı pay senedi basar ve paydaşlara dağıtır. Pay senetleri; şirketin ünvanını, sermaye tutarını, kuruluş tarihini, bu tarihteki sermaye tutarını, çıkarılan pay senedinin tertibini, bunun tescili tarihini, senedin türünü ve itibarî değerini, kaç payı içerdiğini ve şirket adına imza etmeye yetkili olanlardan en az ikisinin imzasını içermelidir. Nama yazılı pay senetlerinin ayrıca sahiplerinin adı ve soyadını veya ticaret ünvanını, yerleşim yerini, pay senedi bedelinin ödenmiş olan miktarını da açıklaması gerekir. Bu senetler şirketin pay defterine kaydolunur.
Nama yazılı pay senetlerinin devri, Ticaret Kanunu’nun 490.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe, nama yazılı paylar, herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın temlik yoluyla devredilebilirler. 2.fıkraya göre hukuki işlemle devir ise, ciro edilmiş nama yazılı pay senedinin zilyetliğinin devralana geçirilmesiyle yapılabilir. Nama yazılı pay senetlerinin devri kısa elden teslim, hükmen teslim, vekil aracılığıyla teslim gibi devir yollarıyla olabilir. Devir, mülkiyeti geçirmek amacıyla yapılmalı ve taraflar bu hususta anlaşmalıdır. 2.fıkrada senet devrinde cirodan söz edilmiştir. Ciro, emre yazılı senetlerin devir yoludur. Ciro senedin üzerine yazılır ve ciro eden tarafından imzalanır. Bu şekilde eski pay sahibi, yeni pay sahibini belirler. 2.fıkra düzenlemesi sebebiyle kanun koyucu bu senetleri, nama yazılı pay senedi olmasına rağmen kanunen emre yazılı senet olarak kabul etmektedir. Dolayısıyla senet üzerine yazılacak menfi emre kaydı (emre yazılı değildir) olmadığı sürece senedin temlik beyanı yoluyla devri mümkün değildir.
Ciro ve zilyetliğin devri yoluyla gerçekleştirilen nama yazılı pay senetlerinin devrinin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için şirket pay defterine devralan kişinin kaydı yapılmalıdır. Pay defterine ilişkin kayıtlar yönetim kurulu tarafından tutulur. Payın usulüne uygun devredildiği ispat edilmediği sürece devralanın pay defterine kaydı yapılmaz.
DEVRİN İSTİSNALARI
Nama yazılı pay senetlerinin devri hususunda Ticaret Kanunu, md.491’de bir sınırlandırma getirmiştir. Buna göre bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı paylar ancak şirket onayıyla devrolunabilir. Bu düzenlemeyle ödeme gücü olmayan kişilerin şirkete ortak olması engellenmek istenmiştir. Devralanın ödeme yeteneği var veya bakiye sermaye koyma borcu için yeterli teminat vermişse, bu durumda ortaklık onay vermek zorundadır. Bazı durumlarda ise pay bedellerinin tamamı ödenmese bile şirketten onay almaya gerek yoktur. Buna göre devir; miras, miras paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi veya cebrî icra yoluyla gerçekleşirse pay bedelinin tamamı ödenmese bile paydaş olunabilir. Ancak yeni paydaş, şirkete karşı geri kalan pay bedelini ödemekle yükümlüdür. Şirketin kuruluşunda payını ödemeyen eski pay sahibinin sorumluluğu ortadan kalkar.
Kanuni düzenlemelerin yanı sıra şirket ana sözleşmesinde yer alan hükümlerle de nama yazılı pay senetlerinin devri sınırlandırılabilir. Buna göre ortaklık ana sözleşmesinde nama yazılı payların ancak şirket onayıyla devredilebileceğine ilişkin bir düzenleme yapılabilir. Ancak ana sözleşmedeki bu hükümler bazı durumlarda etkisiz kalır. Örneğin ortaklık sözleşmesindeki işletme konusunun tamamen değiştirilmesine veya imtiyazlı pay oluşturulmasına ilişkin genel kurul kararına olumsuz oy vermiş olan nama yazılı pay sahipleri, bu kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanmasından itibaren altı ay boyunca payların devredilebilirliği hakkındaki kısıtlamalarla bağlı değillerdir. Bir diğer sınırlandırmaya göre ise borsaya kote edilmemiş nama yazılı payların devrinde şirket, kural olarak ana sözleşmede öngörülen önemli bir sebebi ileri sürerek devre onay vermekten kaçınabilir. Kanunda nelerin önemli sebep sayılacağı da düzenlenmiştir. Buna göre, pay sahipleri çevresinin birleşimine ilişkin ana sözleşme hükümleri, ortaklığın işletme konusu veya işletmenin ekonomik bağımsızlığı yönünden onayın reddini haklı gösteriyorsa önemli sebep oluşturur. Kanun iki hâlde daha ortaklığa payın devrine onay vermekten kaçınma ve yeni pay sahibinin pay defterine kayıt talebini reddetme hakkı tanımıştır. Bunlardan ilki, ortaklık devredene, paylarını başvurma anındaki gerçek değeriyle, kendi veya diğer pay sahipleri ya da üçüncü kişiler hesabına almayı önererek onay istemini reddedebilir. Gerçek değer, ortaklık tarafından belirlenir ve devralana bildirilir. Devralan iki şey yapabilir 1) Gerçek değere bir ay boyunca itiraz etmeyebilir. Bu durumda TTK 493/f.6’da bir faraziye düzenlenmektedir. Buna göre, devralan gerçek değeri öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde bu fiyatı reddetmezse, ortaklığın devralma önerisini kabul etmiş sayılır. 2) Ya da devralan itiraz edebilir, yani gerçek değerin belirlenmesini ortaklık merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden isteyebilir. Bu hâlde mahkeme ortaklığın karar tarihine en yakın tarihteki değerini esas alarak, payın gerçek değerini belirler. Değerleme giderlerine ortaklık katlanır. Diğeri, devralanın payları kendi adına ve hesabına aldığını açıkça beyan etmemesi durumudur.
Payların miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra gereği iktisap edilmeleri hâlinde, bunların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan malvarlığına ilişkin haklar derhâl; genel kurula katılma haklarıyla oy hakları ise ancak şirketin onayı ile birlikte devralana geçer. Şirket, onaylamaya ilişkin istemi, aldığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde reddetmemişse veya ret haksızsa, onay verilmiş sayılır.
İREM DİNCER


Yorumlar